Dr. Ergon Mengi Rörörtajı

Yıl 1933… Atatürk, Yalova Termal’deki Yürüyen Köşk’ün bahçesinde oturuyor. Beş yaşındaki sarışın çocuğu da Atatürk’ü görmesi için oraya götürdüler. Karşısında duran küçük çocuk Ata’nın dikkatini çekti ve onu yanına çağırdı. Çocuk gidip, gitmemekte kararsızdı ama eniştesi de gülerek Ata’nın yanına gelmesini işaret edince, tüm cesaretini toplayarak gitti. Mustafa Kemal, çocuğun saçlarını okşadı ve sordu:

Senin adın ne?  Ergon…

Sana bu güzel ismi kim koydu? Türkler’in Anayurdu Ergenekon’dan geliyor. Atatürk’ün belki de kendi çocukluğunu gördüğü, sarı saçlı küçük çocuk oradan sessizce ayrıldı. Ergon Mengi’nin 85 yıl öncesine ait, unutamadığı ve gözleri yaşararak bizlere aktardığı anısı… Atatürk’ün düşüncelerinden, yenilikçiliğinden söz ederken Dr. Mengi’nin gözleri farklı parlıyor. Halamın kocası Şefik Soyer, Ata’nın silah arkadaşlarından ve güvendiği, reformist yöneticilerdendi. Mustafa Kemal, Avrupa’da gördüğü termal tesisler ve kayak merkezinin benzerini burada da yaptırmak için en uygun kişinin Şefik Soyer olduğunu düşünüyordu. Bunun için eniştemi önce Yalova Kaymakamı, daha sonra da Uludağ’ın kayak merkezine dönüştürülmesi için Bursa Valisi yaptı.

 

 

Şefik Soyer, Bursa Dağcılık Kulübü’nün kurucusu. İlk kadın kayakçılarımız da o dönemde yetişti. Konya Valisi olduğu dönemde de Balkanlar ve Türkiye’nin ilk bisiklet yarış pistini (Veledrom) yaptı. Soyer ayrıca, Hatay ve İzmir Valiliği de yapıp, Niğde’den milletvekili oldu.

 

 

 

NIĞDE VE ERGON MENGI…

Doktor Mengi, Niğde / Ulukışla doğumlu. Anadolu’da yerleşik her aile gibi onların da atları, büyük baş hayvanları var ve çiftçilik yapıyorlar. Bu nedenle atlarla küçük yaşlarda tanışıyor ve onlara binmeyi öğreniyor.Dayımın atı Sevda ya da eşeklerden birine binip, bahçeden topladığımız elma, üzüm ve benzeri ürünleri ünlü Bor pazarına götürür, satardık. At binmeye ve Bor pazarında meyve, sebze satmaya beş, altı yaşlarımda başladım. Sevda, Ruam’dan öldüğünde de çok ağlamıştım. Ergon Mengi’nin ilköğrenimi Büyükdere’de ve öğretmeni Burhan Bilbaşar. Burhan Hoca, Semiral Bilbaşar’ın babası ve Ergon Bey’le söyleşi yapmak için birlikte gittiğimiz Mehmet Bilbaşar’ın da dedesi. Nerden, nereye… Orta öğrenimini eniştesinin vali olduğu dönemde, İzmir Atatürk Lisesi’nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayıp, uzmanlık eğitimi için “ver elini” Almanya…

 

 

 

 

ATÇILARIN DÜNYASINA GIRIŞ…

1964 yılında yurda dönüp, askerliğini Kasımpaşa Deniz Hastanesinde yaptı. Bu hastanede hepimizin tanıdığı ve sonraki yıllarda başhekim olan Dr. Tali Çalbatur çalışıyor. Tali Paşa, 1996 yılında TJK Başkanlığı da yaptı. Öte yandan da Dr. Ferruh Ünsalan, Dinçer Cebeci ve Alp Zirenk gibi “at sevdalıları” ile dostluklar kuruluyor. Askerlik sonrası, at sahipliği ve TJK Misafir Üyeliği… Bu dönemde, Hamit Kınaytürk, Şevket Belgin, Kenan Binak ve Vural Çakım da Ergon Mengi’nin “dostlar kervanına” katılıyorlar

 

 

 

 

YIL 1978, BIR ADIM ÖTESI…

27 Şubat Pazartesi sabahı Ergon Mengi’nin telefonu çaldı. TJK Genel Müdürü İlhan Erarslan arıyordu.Sadun Bey sizinle görüşecek. Telefonun öbür ucunda Sadun Atığ vardı. Hal, hatır sorma faslından sonra: Doktor Bey tebrik ederim, Asli Üye seçildiniz. Ayrıca bu hafta sonu, sizi eşinizle birlikte, çiftliğimizde ağırlamak istiyoruz. Çok teşekkür ediyor ve nazik davetinizi elbette ki kabul ediyorum. Hafta sonu eşimle birlikte çiftliğinizde olacağız. Bu Ergon Mengi için gerçekten sürpriz olmuştu. Çünkü, Asli Üyelik başvurusu yoktu… Büyük olasılıkla onu seven arkadaşları bu işi organize etmişlerdi. Hepimiz biliyoruz ki Doktor Mengi, sosyal hayatı seven biri. Bu nedenle, çalıştığı Amerikan Hastanesi ve muayenehanesinin olduğu Nişantaşı civarında “sosyete doktoru”, askerliği sonrası görev yaptığı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde de “deli doktoru” olarak tanınıyordu… Onun sosyal yönü, biraz da mesleğinden kaynaklanıyordu.TJK Yönetim Kurulu’ndaki en güzel görevim, atlarda baş gösteren Enfluanza Equiene (At Nezlesi) salgını nedeniyle yaptığım çalışmalarımdı. Çocuk yaşlardayken, dayımın atının ruam hastalığından ölmesi beni etkilemişti. Veteriner olmadığım halde, enfluanza equiene salgını görüldüğünde onunla mücadeleyi kendime bir vazife edindim. Almanya’da üniversitedeyken, birçok konuda ilmi çalışmalar yapardık. At hastalıkları ve tedavileri için iki kitabım vardı. Ayrıca, çalıştığım Amerikan Hastanesi Başhekimi Dr. Winkler bana bazı dokümanlar da buldu. Çok güzel bir çalışma oldu ve Asya Atçılık Konferansı’nda tebliğ olarak sunuldu. Enternasyonal ortamda da ilgi çekince, TJK bünyesinde çok sayıda konferans yapıldı ve atlara aşı mecburiyeti getirildi.

 

 

 

 

TAM 36 YIL ÖNCE AT’LA TERAPI…

Ergon Mengi’nin çeşitli dönemlerde atları oldu, yetiştiriciliği denedi. Sadun Atığ’dan aldığı Şener, altı koşu kazandı ama bir atı vardı ki tanımayan kalmadı… TJK resepsiyonunda, düzenlenecek piyango için Çifteler Harası bir Arap tayı hediye etti. O resepsiyona Ergon Mengi, Florya’daki ahbaplarıyla birlikte gelmişti. Sonrasını Doktor Mengi’den dinleyelim: Tay, bizimle birlikte gelen Nur Hanım’a çıktı ama onun atçılıkla bir ilgisi yoktu. Bunun üzerine bana, “Doktor, benim ata bakma şansım yok, sana vereyim.” dedi. Ben de, bunu bir hediye olarak kabul edemeyeceğimi, kendisinden satın alabileceğimi söyledim. Anlaştık ve bedelini ödeyerek tayı aldım. Ghazal adındaki bu tayın yarış hayatı iki yıl sürdü ve on koşu kazandı.

 

 

 

 

 

ÖYKÜNÜN “CAN ALICI” TARAFI BUNDAN SONRA…

Ergon Mengi, antrenör olarak Fahri Kayol’la anlaştı. Atçıların çoğu tanır, Fahri Kayol iyi bir antrenördü ama geçirdiği rahatsızlık nedeniyle, tekerlekli sandalyeye mahkumdu. Bu durum mesleğini yapmasını engelliyor ve onu hayata küstürüyordu. Doktor Mengi, at bakmak için hiçbir eksiğinin olmadığına, bu işin onu iyileştireceğine Fahri Kayol’u inandırdı. Gazetelerin yaptığı haberlerle, artık “bu üçlüyü” herkes tanımış ve takipçisi olmuştu. Doktor Ergon Mengi bundan tam 36 yıl önce At’la Terapi yapıyordu… At’la Terapi’ye olan inancını şöyle anlatıyor:  Genç olsam, Kulübün At’la Terapi Ekibinde hiç düşünmeden çalışırdım… Ghazal iyi para kazandı ama o günlerin ikramiyeleriyle Antrenör Fahri’ye, Osmaniye’de ancak küçük bir daire alınabildi.

 

 

 

 

SOSYAL OLMAK BAZEN INSANIN BAŞINA IŞ AÇABILIYOR…

Ergon Mengi, yeniliklere açık bir insan. Gördüklerini ve bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyuyor. Yıllar önce, Uluslararası Baden Baden Yarışları’nda gördüğü kadın seyisler “ilgisini çeker” ve TJK Genel Kurulu’nda bizim de bunu uygulamamızı önerir. “İlgi çekme” konusuna benim başka anlamlar yüklemeye çalıştığımı sanmayın, kendisi anlattı. Hipodroma sekiz yaşındaki küçük oğlu Eren’le birlikte giderler. Dönüşte Bayan Eva Mengi oğluna sorar: Ne yaptınız bir şeyler kazanabildiniz mi? Eren hemen cevabı yapıştırır: Nasıl kazanacağız ki, babam atlara değil, hep kızlara baktı…Ergon Bey bu konuşmanın devamını bize anlatmadı ama 1985 yılı Gazi Koşusu’nda olanlar gerçekten ilginç… 1985 yılı seçilen Cemal Kura Başkanlığı’ndaki TJK Yönetim Kurulu’nda Ergon Mengi’de yer alıyordu. Çevresi çok geniş olduğu için resepsiyonlara ve yarışlara ünlü sanatçı, sporcu ve politikacıları getirebiliyordu. O yıl, İzmir’de baş gösteren at nezlesi nedeniyle, yarışlar bir süre ertelendi ve Gazi Koşusu 7 Temmuz Pazar gününe alındı. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Florya Köşkü’nde kalıyordu. Evren Paşa yakın çevresinden duydukları nedeniyle, at yarışlarına ve bu camiaya sıcak bakmıyor ve hipodroma gelmiyordu. Bu yıl da bir gelişme yoktu ama Ergon Mengi onu Veliefendi Hipodromu’na getirebilmek için her yolu deniyordu. Amerikan Hastanesi’nin kokteylinde, yakın dostu, İstanbul Valisi Nevzat Ayaz’la bir araya gelip durumu ona anlattı. Atatürk ve İsmet İnönü’nün ülkemizde at yarışlarının kurucusu olduklarını, önemli koşuları hipodromlarda izlediklerini söyledi ve Kenan Evren’i Gazi Koşusu’na, TJK adına, bir kez daha davet etmesini rica etti. Nevzat Ayaz:

Yarın randevu alıp, bu konuyu kendisiyle görüşeceğim. Sonucu size haber veririm.

Ertesi gün Vali Nevzat Ayaz:

Doktor gözün aydın… Evren Paşa koşuya gelecek. Yaveri ile görüşüp, siz programı yaparsınız. Evren Paşa’nın Yaveri Ergon Mengi’yi aradı ve Cumhurbaşkanı’nın fazla zamanı olmadığını, koşuyu izlemek ve kazanana kupayı vermek için sekiz dakika ayırabileceklerini bildirdi. Sekiz dakika, kısa bir süre ama hiç yoktan da iyi idi… Doktor Mengi, bu başarının keyfini çıkarırken, birden beyninde şimşekler çakar:  Eyvah… Ben ne yaptım?.. Kenan Evren nasıl olsa gelmez diye, yakın dostum Celal Bayar’ı koşuya davet etmiştim. O yılları yaşayanlar bilir. Evren Paşa ile Bayar’ın arası hiç de iyi değildir. Bayar, Anayasa’ya göre ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı olduğunu iddia etmekte ve aynı mekanda bulunmaları hayli güçtür. Bu sorunu çözmek gerekti. Doktor Mengi hemen Yaver’i aradı ve durumu anlattı. 1985 GAZİ KOŞUSU’NU CELAL BAYAR VE KENAN EVREN ŞEREF TRİBÜNÜNDE BİRLİKTE İZLEDİLER… DR. ERGON MENGİ DÖNEMİN BAŞBAKANI TURGUT ÖZAL VE EŞİ SEMRA ÖZAL’A BİLGİ VERİRKEN…19 Evren Paşa’nın Yaveri:Sayın Cumhurbaşkanı’na anlatıp size cevap vereceğim. Köşkün yanıtı gecikmez. Bayar’ın, Evren’den önce gelmesi halinde bir sorun olmayacaktı.

 

 

 

 

 

KENAN EVREN HIPODROMDA NE KADAR KALDI?

Ergon Mengi resme ilgi duyuyor, Eşi Eva Mengi de resim yapıyordu. Doktor Mengi, yurt dışındaki bazı hipodromlarda resim sergileri görmüştü. Başlattığı Birinci Resim Yarışması için gelen eserlerle, protokol tribünü girişinde bir sergi oluşturdu. n Kenan Evren’in resme ilgi duyduğunu ve resim yaptığını biliyordum. Tablolar Ergon Mengi’nin düşündüğü gibi, Evren Paşa’nın ilgisini çeker ve asansöre binmeden Doktor Mengi ile birlikte, resimleri tek, tek inceleyerek merdivenlerden çıkarlar. Veliefendi’de olanlar, Evren’in o günkü mutluluğunu ve hipodromda tam 1.5 saat kaldığını anımsarlar.

BODRUM, BODRUM…

1995 yılında Amerikan Hastanesi’nden ayrılan Ergon Mengi, Bodrum’a yerleşti ve orada yaşıyor. Doktor Beyi üç yıldır görmemiştim. Biraz kilo mu almış? Siyahları giyince, pek de belli olmuyor… Bayan Mengi de yıllardır İstanbul’a gelmediğini söyledi. Onun üzüntüsü ne biliyor musunuz? Halikarnas Disko’nun kapanması… Bence insanın bu kadar pozitif ve sağlıklı olabilmesi için, Bodrum’da yaşayıp, Mengi Ailesi’ne komşu olması gerekir.